Birilerine sevgi besleyebilmiş insanları şanslı olarak
nitelendirirdim kendi dünyamda. Çünkü buz gibi bir kalbi ısıtmak zor bir işti.
Biliyordum, sevmenin ne kadar yüce bir o kadar da aşağılık bir duygu olduğunu.
Sevmek ihtiyaç hissiyatıyla kesişirdi ne de olsa. Severdin sonra bir bakıyorsun
ki, ihtiyaç duyuyorsun. Bağlanıveriyorsun. Biz insanlar özgür olmaya bayılırız,
aynı zamanda aşık olmaya da. Şaşırtıcı olmayan bir biçimde biz insanlar
çelişkilerle doluyuz.
Üzülmeyi teknik olarak kim ister ki? Kimse mi dedin. Koca
bir sanılgı ve de yanılgı. Üzülmek istediğimiz için üzülürüz. Baksana kim aşk
acısından ölmüş? Ölmüşse muhtemelen bu intihardır. Eh o da bizim verdiğimiz bir
karardır. Üzülürüz çünkü buna izin veririz. Melankoli okyanusunda kulaç atmak
yerine çırpınmayı denersen sende yorulur boğulursun tabii. Yapacağın tek şey o
beyninin içindeki fısıltılara çenesini kapamasını söylemek. Basitliği kişiden
kişiye değişir. Bana kalırsa isteyerek üzülmekten iyidir, ama zordur. Ben de o
fısıltılara çenelerini kapatmaları gerektiğini söylüyorum. Ama ah şu kalp durur
mu? Çenesini kapatması gereken o. Ama burada da birini sevmeye olan ihtiyaç
ortaya çıkıyor işte. O yüzden kalbin çenesini de kapatamıyorsun bazen. Yani bir
bakıma üzüntüyü doğuran şey sevgi. Sevgiyi doğuransa insanlık. Al işte dolaylı yoldan kendini üzmüş
sayılırsın. Sonra da oturup haline ağlarsın. İnsanlar koca bir aptaldır. Kimse
inkar etmesin, kendimden biliyorum. Herkes yalancıdır, herkesin içinde bir
şeytan vardır ve iyi niyetli biri bile olsak üzmüşüzdür birilerini. Hayat budur
çünkü. Kısır döngü lan bu. İlk kez birini seversin sonra bir bakmışsın kalbin
kırılıvermiş. Bir çukura düşmüşsün. Hadi diyelim biri seni o çukurdan çıkarmış.
Tekrar sevdin, uçuyorsun havalarda. Hop sonra biri kanatlarına iki el ateş
etmiş. E ama sen tekrar düştün o çukura. Bu kez daha da derindesin ve yaraların
var artık kanayan. Biri sana merhem olsun istiyorsun ama yorgunsun. İtiraf et
koca bir boşluktasın, seni çekip çıkaracak birilerine ihtiyacın var, yaralarını
saracak falan filan. Sararlar sarmasına ama ben söyleyeyim, sen bir çok kez
daha o çukurda bulacaksın kendini. Kendin çıkmayı deneyene, kendinde o gücü
bulana dek.
O yüzden sevmek güzeldir ama üzülmeye de alışmalı insan.
İşin özü bu neticede. Dozunu bilmek gerek. Çok seversen, çok üzülürsün benim
gibi. O yüzden o ruhunu bir kenara bırak yani hislerini. Sevgi dozunda iyidir.
Gerçi siz bana bakmayın, terzi kendi söküğünü dikemez
hesabı. Onca şey yazdım, ben hala sevme aşamasındayım.
Yorumlar
Yorum Gönder